Korpus Kallozum Nedir? Yeri Neredir?

Beynimizin görev yapan ana hücrelerinin gövdeleri beyin kabuğu dediğimiz (kortex) beynimizin üzerindeki birkaç santimlik girintili bölgede yer almaktadır. Bu ana hücrelerden çıkan uzantılardan sayıca büyük bir kısmı (dendritler) beyin hücreleri arasındaki iletimden ve etkileşimden sorumludur. Akson dediğimiz uzantılar ise vücudun en uzak bölgelerine kadar giderek ilgili dokunun ve organın sinir iletiminden sorumludur. Beyinden çıkan bir sinir uzantısı (akson) ayak parmak kasına gelene kadar omuriliğin ilgili bölümünde ikinci bir sinir ile bağlantı kurar. Yani beyinden gelen bir uyarı omurilikte aktarma yaparak toplam iki sinir uzantısı ile ayak parmak kasına kadar ulaşır. Bunları kafamızda canlandırmak için bir santralden evlere giden elektrik kabloları veya fiberoptik telefon hatları gibi elektriği ve iletişimi sağlayan ağlara benzetebiliriz. Devamını Oku

Riskli Bebek

Riskli Bebek Nedir?

Günümüzde insan sağlığı için yapılan çalışmalar ve insanlığın bilgi birikimi çok ileri seviyelere gelmiş bulunmaktadır. Sadece hastalıkları anlamak ve çözmekten başka artık hastalıkların oluşma riskleri, olası potansiyellerini önlemek sağlık planlayıcılarının önemli bir politikası haline gelmiştir. Çocukların hastalıklara karşı aşılanması buna en iyi örnektir. Ekonomik olarak da bir hastalığı ortaya çıkmadan önlemek ortaya çıktıktan sonra tedavi etmekten çok daha ucuza gelmektedir. Benzer şekilde bebeklerin doğumdan sonra ortaya çıkacak nörolojik problemlerinin büyük bir bölümü gebelikten itibaren başlanan iyi bir takiple önlenebilmektedir. Peki riskli bebek nedir? Devamını Oku

Serebral Palsi (Beyin Felci) Nedir

Serebral Palsi (Beyin Felci) Nedir?

Kelime anlamı olarak “serebro” beyni tanımlayan Latince kökenli bir kelimedir. Palsi (pulse) ise onun durduğunu, düzgün çalışmadığı, felç olduğu durumları izah etmek için kullanılan tanımlamadır. Biz tanım olarak serebral palsiyi (SP); ilerleyici olmayan bir beyin hasarı sonucu gelişen, sinirsel ve motor hareketlerin kontrol bozukluğu olarak tanımlıyoruz. İlerleyici bir beyin hastalığı şüphesi varsa hasar tam olarak gösterilmedikçe SP terimi kullanılmamalıdır. Devamını Oku

Spinal Muskuler Atrofi

Spinal Muskuler Atrofi (SMA)

İstemli yaptığımız hareketler, beyindeki sinir hücrelerinden yola çıkan sinir uzantılarının, uyarıyı, hareketi gerçekleştirecek olan kas lifine ulaştırmasıyla mümkün olmaktadır. Biz buna bütünü ile bir motor hareket diyoruz. Beyindeki motor bölgeden çıkan uyarı ilk aşamada sinir lifi aracılığıyla omuriliğe kadar gelir. Omuriliğin ilgili seviyesinde ön boynuz diye adlandırılan bölgede hedef organ olan kasa gidecek ikinci motor sinir ile bağlantı (sinaps) yapar. Vücudumuzdaki istemli kaslar, ancak omurilikteki ön boynuz hücrelerinden çıkıp sinir uzantılarıyla ilerleyerek kaslara gelen uyarıyı aldıklarında kasılabilirler. Spinal Muskuler Atrofi (SMA) Devamını Oku

Öğrenme Bozuklukları

Öğrenme Bozuklukları

Bir nöro-gelişimsel işlev olan öğrenme ve yaratıcılık için beyin ve sinir sisteminin sağlam çalışmasına ihtiyaç vardır. Beyin ve sinir ağının çocuk büyüdükçe değişimi nöro-gelişimsel işlevlerin artması ile öğrenme de gelişir. Öğrenmeye etki eden faktörler çok geniş bir değişkenler listesine sahiptir ve bireysel farklılıklar gösterir. Bu değişkenlerin etkileri nedeniyle zaman içinde bazı bireylerde anormallikler ortaya çıkabilir. Beyin ve sinir sisteminde ki gelişimsel bozukluklar nöro-anatomik bozuklukların bilişsel, akademik, davranışsal, duygusal, sosyal ve uyumsal işlevlerinin problemlerine bağlı olabilir. Bu problemler aslında psiko-fizyolojik işlevlerin yansımasıdır. Öğrenme bozuklukları nelerdir. Devamını Oku

Disleksi

Disleksi Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Gerekli akademik ve isteğe rağmen beklenmedik bir şekilde akıcı konuşma ve okumada zorluk ile karakterize bir durumdur. Öğrenme bozukluğu olan çocukların yüzde 80’ini etkileyen en yaygın öğrenme bozukluğu olarak karşımıza çıkmaktadır. Yüksek sesle okumaya çalışırken basit kelimeleri çözümlemek ve tanımlamakta çok güçlük çekerler. Tereddüt ile yanlış ve tekrarlanan girişimler sonucu yabancı kelimeleri ortaya çıkarmaya çalışırlar. Disleksi (okuma güçlüğü); sadece yanlış ya da hatalı okuma değil, aynı zamanda, okumanın yavaşlığı ve okuduğunu anlama ve anlatabilme becerisindeki yetersizlik olarak da görülebilir. Bu bozukluk okul çağı çocuklarının % 10-15’inde görülen, erkeklerde daha fazla rastlanan özgül öğrenme güçlüğünün bir alt grubudur. Devamını Oku

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Sendromu

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Sendromu

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite sendromu (ADHD) çocukluk çağının mental bozukluklar açısından en çok çalışılmış ve okul çağı çocuklarını en çok etkileyen en yaygın nöro-davranışsal kronik bir hastalıktır. Hastalar kendini sınırlama da sorun yaşar. Kapasite azalması, zayıf dürtü kontrolü, dikkatin toplanmasında güçlük, dikkat dağınıklığı, motor aktivitenin fazlalığı ve dinlenmeme ile karakterizedir. Etkilenen bireyler akademik hedeflere ulaşamaz. Aile bireyleri ve yaşıtları ile ilişki problemleri yaşarlar. Genellikle düşük bir öz saygıya sahiptirler. ADHD sıklıkla diğer duygusal davranışsal problemler, dil ve öğrenme problemleri ile birliktelik gösterir. Devamını Oku

Nörolojik Hastalıklarda Beslenmenin Önemi

Nörolojik Hastalıklarda Beslenmenin Önemi

Beyin gelişimi anne karnında başlayıp doğumdan önceki son iki ayda maksimum düzeye çıkar. Beyin gelişiminde anneden gelen besinler sayesinde bu gelişim sağlıklı olabilmektedir. Anneye ait olumsuz faktörler (anatomik bozukluklar, plasentanın yetmezliği, kötü beslenme, enfeksiyon, hastalıklar, kötü alışkanlıklar vb) bebeğin beslenmesini ve beyin gelişimini de bozacaktır.

Doğumdan sonra da bebeğin nörolojik gelişimi için ana faktör beslenmedir. Bu dönemde beslenme bozuklukları, yanlış beslenme, mineral ve vitaminlerin eksikliği beynin hacim, fonksiyon ve yapısal gelişimini bozmaktadır. Normal nörolojik gelişim ve nörolojik hastalıklarda beslenmeye ait olumlu veya olumsuz etkileri olabilecek bazı konuları başlıklar halinde belirtmeye çalışalım: Devamını Oku

Katılma Nöbetleri

Katılma Nöbetleri

Küçük çocuklarda canı yanma veya ağlama sonrasında nefessiz kalıp kısa süreli kendinden geçme durumlarına katılıp kalma/katılma nöbeti adı verilir. Bir çeşit kendinden geçme ve bayılmadır. Her yaştaki çocuklarda görülebilir. Bu bayılmalara ellerde kollarda çırpınma veya kasılma hareketleri nadiren eşlik edebilir. Uzun sürmesi halinde katılma nöbeti sonucu nefes tutmaya bağlı çocukta hafif bir morarma ve yüzde beyazlaşma görülebilir. Epilepsi nöbetlerinden bazen ayırt etmek zor olabilir. Devamını Oku