Riskli Bebek

Riskli Bebek Nedir?

Günümüzde insan sağlığı için yapılan çalışmalar ve insanlığın bilgi birikimi çok ileri seviyelere gelmiş bulunmaktadır. Sadece hastalıkları anlamak ve çözmekten başka artık hastalıkların oluşma riskleri, olası potansiyellerini önlemek sağlık planlayıcılarının önemli bir politikası haline gelmiştir. Çocukların hastalıklara karşı aşılanması buna en iyi örnektir. Ekonomik olarak da bir hastalığı ortaya çıkmadan önlemek ortaya çıktıktan sonra tedavi etmekten çok daha ucuza gelmektedir. Benzer şekilde bebeklerin doğumdan sonra ortaya çıkacak nörolojik problemlerinin büyük bir bölümü gebelikten itibaren başlanan iyi bir takiple önlenebilmektedir. Peki riskli bebek nedir?

Gebelik döneminde, doğum anında ya da yeni doğan döneminde çevresel ya da biyolojik etkilerden dolayı nörolojik problemler yaşama olasılığı olan çocuklara “riskli bebek” denir.

Bir yenidoğanın sağlıklı seyrini etkileyen faktörlerin önemli bir kısmı doğrudan gebelik dönemine ve doğum öncesi dönmelere aittir. Bu nedenle sağlıklı doğuma ve sonrasına kadar olan bakımın iyileştirilmesi profesyonel bir ekip çalışmasını gerektirir. Kadın-doğum ve yenidoğan hekimleri, hemşireler, çocuk hekimi ve aile hekimi birlikte hazırlanmış bir program dâhilinde mümkün olduğunca çok sayıda bebek ve annesi için en iyi sonucu almaya çalışmalıdır.

Riskli Gebelik

Riskli bebek için en önemli faktör gebelikteki risklerdir. Bunun için bir ‘’riskli gebelik’’ tanımını kavramak gerekir. Riskli gebenin tanımlanması ve erken tanısı obstetrik bakımın önceliğidir. Risk; anneye ait sebeplerden (rahmin anotomik yapısı, bozukluğu, annenin hastalıkları vb.), çevresel faktörlerden (beslenme bozuklukları, travma, radyasyon, ilaç ve madde kullanmı vb.) ve bebeğe ait faktörlerden (genetik bozukluklar, yapısal anomaliler, yerleşim bozuklukları, ters geliş vb) kaynaklanabilmektedir. Bu sebeplerle gebelik süresince yapılan değerlendirmeler ve muayenelerle risk durumunun saptanması çok önemlidir. Doğumun erken evresinde uygun müdahaleyi planlamak, doğumun geç evresinde kadın-doğum ve çocuk uzmanı ekibini hazırlamak, doğum sonrasında da olası sorunları öngörmek ve tedavisini yapmak hedeflenmelidir.

Riskli Fetus

Geçmiş zamanlarda hekimin muayenesine dayanan yöntemlere göre gelişen teknoloji anne karnındaki bebeğe (fetüs) zarar vermeden durumunu değerlendirebilme imkânı vermiştir. Gebelik sırasında ve doğum öncesinde yapılan ultrasonografik (USG) yöntemlerle doğacak bebeğin ultrasonografik olarak cinsiyeti belirlenebilmekte, resmi bile çekilebilmektedir. Tıbbi olarak fetusun sayısı (ikiz, üçüz, ..), plasentanın yerleşimi, yapısı, olgunluğu, fetusun boyutları, baş ve vücut yapısı, kalp atışları ve vücut boşlukları çok ayrıntılı olarak ölçülebilmektedir. Genetik ve bazı metabolik hastalıkların araştırılması için gerekirse amnion sıvısı, kordon kanı ve korion villus incelemeleri de yapılabilmektedir. Tespit edilen bazı özel durumlarda bebek daha anne karnında iken kan değişimi, fetusa ilaç uygulamaları, ameliyat veya gebeliğin sonlandırılması (terapatik abortus) kararı verilebilmektedir.

Bütün bu fetal değerlendirmelerin ana amacı nörolojik hasar ve fetusun ölüm riskinin erken saptanmasıdır.

Riskli Yenidoğan

Normal yenidoğan bebekler anne karnından dış dünyaya çıktığında fizyolojik olarak bazı değişim ve adaptasyonlar yaşarlar. Anneden bağının kopmasıyla solunumun başlaması, dış dünyanın ışığına, gürültüsüne, en önemlisi ısısına alışması için gerekli enerji kaynakları ve hazırlığı anormal bir durum yoksa önceden mevcuttur. Anne karnından dış dünyaya geçiş zamanında doğan bebekler için kolaylıkla tamamlanır. Riskli bebekler için ise yaşamın ilk saatleri yaşamsal öneme sahiptir. Bu bebekler doğumda dalında uzman bir ekip tarafından karşılanması gerekir.

Prematüre bebekler, intrauterin büyüme geriliği olanlar, çok düşük doğum ağırlığı olanlar, konjenital enfeksiyonu olanlar, zor ve uzamış doğum olanlar, anne karnında suyunu–çıkardıklarını yutmuş olanlar (mekonyum aspirasyonu), doğumda travma yaşayanlar, beyin hasarı (hipoksi, enfeksiyon, metabolik veya inme gibi nedenlerle) veya solunum yetmezliği gelişmiş yeni doğanlar riskli bebek olarak tanımlanabilir. Risk içeren bu bebekler doğduklarında yoğun bakım ihtiyaçları olabilir.

Annede risk faktörleri belirlendiğinde hazırlanan sağlık ekibi doğumda ve sonrasında yenidoğanda gelişebilecek sorunlara hazırlıklı olmalı ve riskli bebeğin sorunlarını daha ortaya çıkmadan önlemeye çalışmalıdır. Örneğin; anne karnındaki amniyon sıvısında mekonyum olduğu tahmin edilen/fark edilen bir bebeğin doğum sırasında daha ilk solunumu başlamadan ağız içi ve soluk borusu temizliği yapılırsa akciğerlerin mekonyum ile dolması önlenecek ve çocuk solunum yetmezliğine girmeyecektir. Basit bir tedbir ve bilgi bir hayat kurtarabilmektedir.

Ülkeler kendileri için ‘’yüksek riskli bebek izlem rehberleri’’ hazırlayarak yenidoğanların risk kategorilerini tanımlanmıştır. Ülkemiz için Türk Neonatoloji Derneği tarafından hazırlanan bu gibi rehberler ve gelişmeler sayesinde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de riskli yenidoğanların sağ kalımı artmıştır.

Riskli Bebeklerde İzlem

Riskli bebeklerin doğumdan sonra karşılanması ve yoğun bakım ünitelerinde bakılmaları ileri uzmanlık ve teknolojik, bilimsel gelişmişlik gerektirmektedir. Yoğun bakımda sorunları düzeltilen sonrasında da yoğun bakımdan çıkarılan bebeklerin uzun dönem takibe alınır. Pek çok gelişmiş hastane riskli bebek izlem poliklinikleri kurmuştur. Bu riskli bebekleri izlem polikliniklerinde yeni doğan yoğun bakım ünitelerinde tedavi olup taburcu olan bebekler ilgili branşların ortak takibi ile konunun uzmanları tarafından izlenirler. Riskli bebek izlem polikliniğinde yenidoğan uzmanı,  çocuk nöroloğu, çocuk gelişimi uzmanı, fizyoterapist, odyolog, konuşma ve dil terapisti, solunum terapisti ve diyetisyen görev alır. Çocukların polikliniğe çağrılma sıklıkları gelişim düzeyleri ile alakalı olarak ilk zamanlarda haftalık, daha sonra aylık ve birkaç aylık dönemler ile olmaktadır. Riskli bebek izleminde bebeklerin gelişimsel değerlendirilmesi, işitme ve görme problemleri, bebeğin büyümesi, beslenmesi, aşılanması ve nörolojik gelişimi her kontrolde değerlendirilir. Gerektiğinde ortopedi, çocuk kardiyolojisi, çocuk cerrahisi ve göz hastalıkları uzmanlarından konsültasyon istenir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir