Beynimiz ve Sinirler Nasıl Çalışır?

Gerçek şu ki; insanlığın bunca yıllık bilgi birikimine rağmen elektronik devrelerin işleyişini ve doğasını anladığımız kadar insan beynini henüz anlayabilmiş değiliz. Öte yandan teknoloji ve bilim ilerledikçe kendi beynimizin işleyişini daha fazla keşfedebildiğimiz de ayrıca açık bir gerçektir. Bu yazıda insan beyninin yapısını ve ana fonksiyonlarını genel bir çerçeve de okuyucularımıza aktarmaya çalışacağız.

Beynimizin Yapısı

Beynimiz düşünce, duygu, davranış, hareket ve duyuları koordine eden devrelerle düzenlenmiş milyarlarca sinir hücresi ve onların uzantılarından oluşur. Karmaşık bir otoyol ağı gibi sinir sistemi beynimizi vücudumuzun geri kalanına bağlar. Böylelikle iletişim saniyeler içinde gerçekleşebilir (elinizi sıcak bir ocaktan ne kadar hızlı geri çektiğinizi düşünün). Beynimizin tüm parçaları bir arada çalışırken, her bir bölüm belirli bir fonksiyondan sorumludur. Yani vücudumuzun her bir kısmının beyin üzerinde yönetildiği bir bölge (aynı fonksiyonu gören hücreler grubu) vardır. Beyin kalp atış hızımızdan ruh halimize kadar vücuttaki her veriyi analiz eder ve her şeyi kontrol eder.

Beyin küreleri dıştan bakılınca genel olarak insan beynini düşündüğünüzde muhtemelen görselleştirdiğiniz kısımdır (Serebrum). Beyin kürelerinin en dış tabakası, beyindeki “gri madde” olan beyin kabuğudur (beyin korteksi). Beyin fonksiyonlarını ve düşünceyi üreten beyin sinir hücrelerinin ana gövdeleri burada bulunur. Beyindeki derin kıvrımlar ve kırışıklıklar gri maddenin yüzey alanını arttırır. Böylece kapasite artar ve daha fazla bilgi işlenebilir hale gelir.

Beyin, ortada derin bir yarık ile iki yarıya (yarım küre) ayrılmıştır. Yarım küreler, yarık tabanında “korpus kallozum” adı verilen kalın bir sinir sistemi köprüsü aracılığıyla birbirleriyle iletişim kurarlar. Aslında, vücudun bir tarafından gelen mesajlar genellikle beynin diğer yarı küresi tarafından karşılanır.

Beynimiz de ki yarım küreler, işlev ve anatomik bölge olarak benzer hücre gruplarından oluşan dört loba ayrılmıştır.

Beynimiz ve Loblar

Beynimiz loblar

Ön loblar (Frontal loblar); düşünme, planlama, organize etme, problem çözme, kısa süreli hafıza ve hareketi kontrol eder.  Parietal loblar; tat, sıcaklık ve dokunma gibi duyusal bilgileri yorumlar. Oksipital loblar; gözlerimizden gelen görüntüleri işler ve bu bilgiyi bellekte saklanan görüntüler ile ilişkilendirir. Temporal loblar; koku, tat ve ses duyularımızdan gelen bilgileri işler. Ayrıca bellek depolamada da rol oynarlar.

Beyincik (Cerebellum); beyin kürelerinin altında ve arkasında bulunan buruşuk bir doku topudur. Hareketi koordine etmek için gözlerden, kulaklardan ve kaslardan gelen duyusal bilgileri birleştirmek ve harekete ince ayar vermek için çalışır.

Beyin sapı (Brainstem); beyni omuriliğe bağlar. Kalp atış hızı, tansiyon ve solunum gibi hayati öneme sahip birçok yaşamsal işlevin otomatik olarak kontrolünü sağlar. Bu alan uyku için de önemlidir.

Beyinimiz içindeki derin yapılar duyguları ve hatıraları kontrol eder. Limbik sistem olarak bilinen bu yapılar çiftler halinde gelir. Bu sistemin her kısmı beynin diğer yarısında da bulunmaktadır.

Talamus; omurilik ile beyin yarım küreleri arasında geçen mesajlar için bir bekçi görevi görür. Hipotalamus; duyguları kontrol eder. Aynı zamanda vücudunuzun ısısını da düzenler ve yemek yemek ya da uyumak gibi önemli istekleri kontrol eder. Hipokampus; beyinin uygun bölümlerinde saklanacak hafıza materyallerini gönderir ve gerektiğinde onları hatırlar.

Periferik sinir sistemi; beynimiz ve omuriliğinizdekilerin uzantısı olarak vücudumuzu tamamen saran tüm sinirlerdir. Beyniniz ile kol-bacaklarımız arasında bir iletişim ağı olarak işlev görür. Örneğin, sıcak bir sobaya dokunursanız, ağrı sinyalleri parmağınızdan beyninize bölünmüş bir saniye içinde geçer. Kısa sürede beyniniz kolunuzdaki kasları ve elinizi parmağınızı sıcak ocaktan çekmesini söyler.

Sinir hücreleri

Sinir hücreleri (nöronlar); hücre gövdelerinden çıkan iki ana dal tipine sahiptir. Dendritler diğer sinir hücrelerinden gelen mesajları alırlar. Aksonlar hücre gövdesinden diğer hücrelere giden sinyalleri evdeki elektrik kabloları gibi hedef organa taşırlar (örneğin yakındaki bir nöron veya kas hücresi gibi). Bir nöron içinde uyarı, bir aksonun ucuna doğru hareket eder ve mesajlaşma görevi yapan kimyasallar olan nörotransmiterlerin serbest bırakılmasına neden olur. Diğer hücre ile birleşme aralığında (sinaps) bu kimyasallar algılanarak uyarı diğer hücreye iletilmiş olur. Birbirleriyle bağlantılı olarak, nöronlar verimli, yıldırım hızında iletişim sağlayabilirler.

Bir sinir hücresi (nöron) uyarıldığında elektriksel uyarılar yoluyla diğer hücrelerle bu şekilde iletişim kurar. İnsan beyninin diğer hayvan beyinlerine karşı en önemli farklılığı beyindeki nöron grupları arasındaki iletişim kurma fazlalığından kaynaklanmaktadır (assosiyatif yolaklar). Böylece beyinden gelen bu uyarılar hareket etmemize, düşünmemize, hissetmemize ve iletişim kurmamıza olanak tanıyan bir iletişim ağı oluşturur.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir